İçeriğe geç
Prof. Dr.
EN

Spontan Pnömotoraks (Akciğer Sönmesi)

Travma olmaksızın akciğer zarları arasında hava toplanması; risk faktörleri, tanı, tedavi seçenekleri ve nüks oranları.

Yazan: Prof. Dr. Burçin Çelik 2 dk okuma

Travma olmaksızın plevral boşlukta hava toplanması ve buna bağlı olarak akciğerin sönmesi anlamına gelen spontan pnömotoraks (SP), göğüs cerrahisi pratiğinde sık karşılaşılan bir hastalıktır. Ölüm oranı düşüktür; ancak tekrarlama (nüks) eğilimi nedeniyle hastalık yükü yüksektir ve önemli ölçüde iş gücü kaybına yol açar. Sıklığı erkeklerde 100.000’de 13–24, kadınlarda 100.000’de 3,2–9,8’dir.

Kimlerde görülür?

Spontan pnömotoraks her yaşta görülebilir; ancak iki dönemde sıklaşır: 20–30 yaş ve 60–70 yaş. İlki primer spontan pnömotoraks olarak adlandırılır ve genellikle genç erkeklerde görülür. Belirgin bir akciğer hastalığı olmadan ortaya çıkar; en sık nedeni akciğer zarının altında yer alan küçük hava kesecikleridir (subplevral bül ve blepler).

İkincisi sekonder spontan pnömotorakstır; genellikle KOAH ve amfizeme bağlı gelişir, orta ve ileri yaş grubunda görülür. En sık nedenleri KOAH ve büllöz akciğer hastalıklarıdır.

Sigara ve risk

Sigara spontan pnömotoraksta önemli bir risk faktörüdür; riski erkeklerde 22 kat, kadınlarda 9 kat artırdığı ve içilen miktar ve süreyle doğru orantılı olarak yükseldiği gösterilmiştir. Özellikle sekonder spontan pnömotorakslı hastalar ağır sigara içicileridir.

Tanı

Toraks bilgisayarlı tomografisi (BT), spontan pnömotoraksın nedenini araştırmak için en sık başvurulan yöntemdir. Hastaların %56’sında, tekrarlayan pnömotorakslı hastaların ise %64’ünde BT’de bleb ve/veya bül saptanır; olguların yaklaşık %40’ında ise radyolojik olarak herhangi bir patoloji görülmez.

Tedavi

Tedavide amaç, plevral boşluktaki havayı boşaltmak ve hastalığın tekrarlamasını önlemektir. Gözlem ve oksijen tedavisi, aspirasyon, deriden yerleştirilen kateterle drenaj, tüp torakostomi (göğüs tüpü), video yardımlı torakoskopik cerrahi (VATS) ve torakotomi uygulanan yöntemlerdir.

Cerrahi tedavide VATS, sınırlı torakotomi ya da koltuk altından yapılan aksiller torakotomi; cerrahi koşullara ve hastanın durumuna göre tercih edilir. Son yıllarda spontan pnömotoraks tedavisindeki cerrahi girişimlerin tamamına yakını VATS ile yapılmaktadır ve hastalar kısa sürede normal yaşamlarına dönebilmektedir.

Kimyasal plörodezis (akciğer zarlarının yapıştırılması), tekrarlayan pnömotoraksta etkili bir yöntem olabilir. Ancak cerrahi seçenekler daha etkili olduğundan, yalnızca hastanın ameliyatı istemediği ya da ameliyatın uygulanamadığı durumlarda tercih edilmelidir.

Tekrarlama (nüks)

Primer spontan pnömotoraksta nüks oranı ilk ataktan sonra %20–30, ikinci ataktan sonra %50, üçüncü ataktan sonra %80’in üzerindedir. Karşı akciğerde pnömotoraks gelişme oranı %5–15’tir. İlk atakta uygulanan tedaviye göre %16–52 oranında nüks görülür; nükslerin çoğu ilk 6–24 ay içinde ortaya çıkar.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için hekiminize başvurunuz.